Safranbolu Saat Kulesi : İsmail Ulukaya

Safranbolu Saat Kulesi , Safranboluda yaşayanlar bilir yaşamayan bilmez. Her bir karışı tarih kokan safranbolu’da saat kulesinin hikayesini biliyor muydunuz ? Nedir bu saat kulesi hikayesi nedir ? Safranbolunun neresindedir ?

“…İnsanlara saatlerin sırrını anlatabilmek isterdim. O zaman uykudan uyanır gibi dünyaya yeniden gözlerini açarken, kederlerinden kurtulurlar belki, kendi hikayelerini bile anlatabilirler.” Orhan Pamuk.

Safranbolu Saat Kulesi

 

safranbolu saat kulesi

Safranbolu ya gelen ziyaretçiler , şehrin gözalıcı manzarasından kurtulup bir an yukarı doğru baktıklarında eski Hükûmet Konağı yeni Kent Müzesinin ve Saat Kulesinin tarih mirası şehrin bekçiliğini yaptığına şahit olurlar. Şehir merkezinden hafif bir rampa çıktığınızda müzeye girmeden ilk önce aşağıda geride bıraktığınız Safranbolu manzarasına bakmanızı öneririm. Kuleye çıkmadan önce zaten ilk olarak müzeyi gezmek zorundayız çünkü kuleye çıkış müzede verilen biletlerle mümkün. Şehre ayak bastığımdan itibaren hissettiğim tarihin içine yolculuk,eskiye ait bir parça olma hissi müze ziyaretinde adeta tavana vuruyor. Müzeden çıkıp hemen yanından saat kulesine döndüğümde de yine bu histen ayrılamıyorum. Benim gibi eskiye özlem duyan birisi için bulunmaz nimet doğrusu. Bu saat kulesi çok eski  III. Selim zamanından kalma.

 

 

safranbolu saat kulesiPadişah III. Selim’ in Safranbolu’ lu sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından 1794-1797 yıllarında yaptırılmıştır.Safranbolu Saat Kulesi ülkemizde bulunan saat kulelerinden çalışır durumda olan ve içine çıkılabilen en eski saat kulesidir. Kale’nin de en eski yapısı olan Saat Kulesi 4,65 X 4,65 ölçülerinde kare planlı, 12 metre yüksekliğinde taş duvarlı, mahya çatılı yalın bir yapıdır. Eski Cezaevine bakan kenarında tek giriş kapısı vardır. Kulenin dikine yükselen merdivenle ulaşılan saat odasının dört tarafında dikdörtgen ikişer pencere yer alır, iç aydınlatması mazgal delikleriyle sağlanmaktadır.Haftada bir kurularak 200 yılı aşkın bir süredir aralıksız çalışan saat  109 ve 60 kg.’lık iki ağırlıkla çalışmaktadır. Dış kadranı ise 1.20 çapındadır.Karabük Valiliği İl Özel İdaresi kaynaklarıyla Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksek Okulu tarafından 1998-1999 yılında restorasyonu yapılmıştır.

Saatin bakım ve onarımı bu işin ustası Rıfat Conkoğlu’ndan sonra  1965 yılından itibaren Kundura ustası İsmail ULUKAYA tarafından  yapılmaktadır. Hemde gönüllü olarak yapıyor İsmail ustam

 

 

Çok güzelde bir sözü var İsmail ustamın

safranbolu saat kulesiEfendim Hoşgeldiniz. Şu anda benim saatimdesiniz……

 

 

 

Memleketin tüm saatleri Safranbolu’da toplanmış.

Kimi durmuş, bir olayı hatırlatmak ister gibi, kimi çalışıyor zamana inat.

Kimi süslü, kimi sade, kimi heybetli, kimi mütevazi.

Uyandıran, hatırlatan, buluşturan, sızlatan, ağlatan, kavuşturan, büyük sevinçlere ya da üzüntülere, şiirlere romanlara konu olan saatlere bir de buradan bak.

 

Kuledeki saatin, saat başlarında o anki saat kadar, yarım saatlerde ise bir kere çalan çanının sesi, 3 kilometre uzaklıktan sesini duyabiliyorsunuz.

safranbolu saat kulesiİsmail Ulukaya saatin özelliğinin sesinde gizli olduğunu belirtiyor:

“Engebeli olan Safranbolu’da vatandaşlar görerek değil de sesiyle saati anlıyor. Sesi her yere gitsin diye de yüksek yere konulmuş. İzzet Mehmet Paşa, bu saati ‘Sizlerin evinize ve cebinize saat hediye edeceğim.’ diyerek 1797’de armağan ediyor. İzzet Mehmet Paşa neden böyle demiş? Safranbolu iki kısımdan oluşur, ‘kışlık’ ve ‘yazlık’ diye. Tarihi bölge ‘kışlık’ oluyor. Burası arazi olmadığı için çukurda. Kışı evinde geçiren Safranbolulular sesten evinde saat varmış gibi saati biliyor. Halkımız ilkbahar geldiğinde Bağlar kısmına taşınır. Burada herkes bahçededir. Bu defa herkesin cebinde saat varmış gibi sesten saati biliyor. Yani özelliği sesi.”

Saatlerle dolu tepeden ağır adımlarla eski şehre inerken, zihnim sakin akan bir nehir gibi. Bu buluşmayı nasıl yazmalı?

safranbolu saat kulesi

Saat İngiltere’den getirtilmiş. Mekanizmanın üzerinde London yazısı çan üzerinde de 1797 tarihi var.Bunlar bana 2009 yılının Mayıs ayında İngilizlerin Big Ben saat kulesinin 150. yaşını kutlamalarını hatırlattı. Ne etkinlikler ne kutlamalar yapılmıştı. Bizler de elimizdeki değerlerin farkında olmalıyız bir şekilde zamana meydan okumasını sağlamak için.

Öneririm gidin İsmail amcanın bu hoş sohbetini tadın ve fazlasını öğrenin . Tarihi yaşamak, farkına varmak ve onun bir parçası olmak için.

 

 

Bir Cevap Yazın