Avustralya’ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri

Avustralya’ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri diyince belkide ilk defa duyduğunuz ve size şaşırtıcı gelen bir başlık olabilir içinizden iki kişi nasıl koskoca ülkeye kafa tutuyor diyebilirsiniz. Fakat bu bir gerçek sadece iki kişi koskoca devletin başına bela oluyor. Bende bilmiyordum Hadi okuyalım

Avustralya’ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri

1900’lü yılların başlarına doğru gelindiğinde Osmanlı Devleti’nin yıkılması an meselesiydi. Lakin 600 yıllık tarihi olması hala az biraz saygın olmasını sağlıyordu. Bunun ışığında Hindistan, Avrupa’dan uzakdoğuya kadar sömürge kolonisi kurmuş İngilizlerin işgali altındaydı. Tek çare olarak Osmanlı’dan yardım isteyen Hindistan yardım beklemeye başladı.  Osmanlı’da uzun zamandır savaş içerisinde olmasına rağmen yinede kendisine yardım istenmesine bu şekilde büyüklüğünü göstererek 350 askerini bir gemi ile Hindistan’a yollamıştır. Yolculuk esnasında hastalık gemideki askerlerimizin bir kısmını öldürmüş. Ancak askerler Hindistan’a ulaşmıştır. Osmanlı askeri İngilizlerin elindeki savaş malzemeleri karşısında çok fazla direnememiş, bir kısmı orada şehit olmuştur. 40 kadar askerde  esir alınmıştır.

Esir alındıktan sonra Osmanlı askerleri gemilerde sürekli ağır işlerde çalıştırılmış. Osmanlı askerlerinin bulunduğu gemi Avustralya giderken içlerinden iki tanesi denize atlayarak kaçmış esaretten kurtularak Avustralya çıkmışlardır. Bu iki asker daha sonra birbirlerine tutunarak Avustralya’da yaşamaya başladılar. Askerlikten önce bildikleri tek şeyi yani baba mesleklerini yaparak hayatlarını sürdürmeye başlayan Karadeniz diyarından Menteşoğlu Abdullah, dondurmacılık yaparak hayatını kazanırken, Karahisar diyarından Tarakçıoğlu Mehmet de baba mesleği kasaplığı yaparak hayatını sürdürür.

Gel zaman git zaman Avustralya çanakkaleye asker çıkarmaya başlamış ve Osmanlıya savaş ilan etmiştir. Bizim askerlerde bunu duymuşlar ve napacağız diye birbirlerine sorular sormaya başlamışlar. Asıl vatanımıza savaş ilan etmiş bize boş durmak düşmez diyerek Avustralya’ya savaş açmaya karar verirler. Avustralya’ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri Kendilerinden emin olan iki asker savaş fermanı yazarak devlet büyüklerine ulaştırırlar. Ancak ilk başlarda kimse bu fermanı ciddiye almaz.

Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri

Fermanın tahmini içeriği şu şekilde; 

Sayın Avustralya Başkanı, Ekselans Hazretleri, Biz iki Osmanlı askeri, ülkenizde bulunuyoruz. 
Duyduk ki, devletimiz Osmanlıya Avustralya devleti olarak savaş açmış ve Çanakkale’ye asker göndermişsiniz.
Bundan dolayı iki Osmanlı askeri olarak biz de Avustralya devletine savaş açmış bulunmaktayız.
Bu bir “Osmanlı Savaş Fermanı”dır. Ekselanslarının bilgilerine duyurulur.

Avustralya Osmanlı askerini ciddiye almamış, fakat onlar ne kadar çetin olduklarını yaptıkları eylemler ile göstermeye başlamışlardır. Sidneyin 250 kilometre uzağında  bir bölgede tren raylarını virajda iken sökerek 3 treni devirmişler, üçüncü trende bulunan askeri mühimmat el koymuşlar.Ardından 8 karakolu basmışlar tabi bastıkları karakollardaki tüm askerleri vurmuşlardır.Ciddi ciddi gerilla savaşı yapmıştır bu 2 cengaver…


Avustralya hükümeti bu iki Osmanlı yiğidine karşı, iki kişiye karşı 250 asker göndermiş( ne kadar korktukları buradan belli oluyor) tabii bizim yiğit yürekliler bu 250 askerle mücadelede vurulup şehit olmuşlardır. Bu iki kahraman askerin mezarları Sidneyin 250 kilometre uzağında okunan karlı dağlarda bulunup, Avustralya bu olayı kesin bir dille yalanlamış.Avustralyalılar iki Osmanlı askeri ile savaştık demek yerine Hindistan asıllı iki müslümana karşı savaştık demişlerdir.

Avustralya'ya Savaş Açan İki Osmanlı Askeri

O günleri hatırlayan ihtiyar bir anzak “sadece iki kişi bu kartal yuvası gibi yerden Broken Hills trenleri durdurmuşlar, vagonları lokomotifler yakmışlar, polis ve jandarma kuvvetleri yetmeyince, üzerlerine askeri kıtalar gönderilmiştir” diye anlatmıştır.

Bugün bu iki askerin mezarı Karlıdağlar bölgesinde anıt şeklinde bulunuyor. Ancak hükümet burada fotoğraf çektirmeyi kesinlikle yasaklamış. Bunun sebebi ise iki tane askere karşı bu kadar çok kayıp vermelerinden duydukları utançtan kaynaklanıyormuş. Hatta anıtlarda askerlerin Hint asıllı olduğu söylense de bunu Hindistan büyükelçiliği yalanlıyor. Çünkü Hindistan’da Karadeniz ve Karahisar bölgeleri yok

Bir Cevap Yazın